tesettür ve felsefe konular

tesettür ve felsefe konular

 tesettür dediki Doğru davranışlarda bulunan bir insanı yönlendiren güç aklıdır. Duygular, yapıp etmelere istek, amaçlara araç olsa bile bunların her ikisi de en uygun şekilde akıl tarafından yönetilirler. İnsan iştahlan, duyguları ve istekleri tarafından yönetilirken akıldışı davranır. Akıl tarafından yönetilirken insanın arzu ve iştahlarının baskısını dengeleyen moral yanı mükemmel bir şekilde gelişebilir.
Aristoteles’e göre eğilim insanların ’Eudaimunia'ya (mutluluğa) ulaşmalarını sağlayan bir araçtır. Liberal veya liberalleştiren bir eğilim insanların zihinlerini mükemmelleştirir.
Böyle bir mükemmel doğa için Aristoteles'in 14-21 yaşlanndak İyin düşündüöü ders programı; aritmetik, geometri, astronomi '' bilgisi, edebiyat, şiir, retorik, etik ve politika gibi zihinsel gelişimi? ^ yen konuları içermektedir. 21 yaşından sonra ise metafizik, mantık,^ biyoloji, kosmoloji ve fizik gibi çok daha karmaşık zihinsel disiplini^,tesettür, > tümelidir. Aristoteles’te eğitim ile sanatın yüklendiği işlev örtüşmtj^ I zamanına göre çok gelişmiş bir sanat felsefesi çalışması olan "Poflj^ tesettür' Aristoteles, çoğunlukla edebiyat sanatı ve dil sorunları üzerinde dunun
Aristoteles’e göre epos, tragedya, komedya dithranıbos şiiri »(Uj kitara sanatlarının büyük bir kısmı taklittir (nıimesis). Ancak bu san» taklitte kullanılan araç, nesne ve yöntem bakımlarından birbirlerindtı nlmaktadır. Bazı sanatlar renkler ve figürler aracılığı ile taklit edtş bazıları ise sesi araç olarak kullanmaktadır. Buna göre, bütün bu irdek, sanallarda mimesis, ritm, söz ya da harmoni aracılığı ile gerçekleştiniz ledır,
Aristoteles’e göre şiir sanatı genel olarak varlığını insan doğasında mellenen iki temel nedene borçludur. Bunlardan ilki, insanlarda dojş varolan taklit içtepisidir. İnsanlar diğer yaratıklardan taklit etmedeki b# ve yetenekleri ile ayrılmakta olup ilk bilgilerini de bu sayede elde etmei dir„tesettür İkincisi de insan için karakteristik bir hal sayılan taklit karşısui hoşlanma duygusudur Aristoteles'e göre burada konu olan hoşlu sadece niozoflara mahsus bir özellik olmayıp tüm insanlara özgüdâ çoğunlukla da geçici bir duygudur.
Şiir sanatı, insanların karakterlerine uygun olarak iki yön ğ Bunlar, ağırbaşlı ve soylu karakterli ozanlar, ahlakça iyi ve soylu kişile iyi ve soylu eylemlerini taklit ederken hafif meşrep karakterli ozanları bnyağı yaratılıştı insanların eylemlerini taklit eder. Asiller bunu iş şiirleriyle yaptıkları halde ikinci gruptakiler alaylı şiirler yazarak da niişlerdir. Burada, Homeros’u ahlaksal açıdan iyiyi konu olarak elet incelemede gerçek bir ozan olarak gördüğümüz gibi, küçük düşürücü d değil de gülünç olanı dramlaştırmakta komedyanın temel biçimlerini ilk olarak onun gösterdiğini ifade etmek gerekir.
Aristoteles, "Poetika ’da tragedya ve komedya üzerinde de etral durmakla ve bunların kaynağında yine şiir yeteneğinin olduğunu be mekledir. Onun bakış açısında tragedya dithyrambos korosundan, ko dya ise phallos şarkılarından doğmuş ve birbirini izleyen bir çok sekil ı işlirmelerinden sonra özüne en uvuun şekli bularak bugünkü biçimle elde etmiştir.
Komedya yukarıda da ifade edildiği Rİbi vasatın altındaki karakter-lerin taklididir, ancak bununla birlikte her kötü olan şeyi de taklit etmez: aksine ftülunç olanı taklit etmeyi benimser. Ahlâki açıdan ağır başlı, başı ve sonu olan, belli bir uzunluğu bulunan bir eylemin taklidi olarak tanımlanan tragedyanın görevi, uyandırdığı acıma ve korku duygularıyla ruhu tutkulardan temizlemektir (katharsis) Tragi'd>adaki karakterlerin en önemli özellikleri ahlaklı olması, uygunluk, bımzeyiş ve tutarlılık özelliklerine sahip olmasıdır.
Güzelden “orantıyı" anlayan Aristoteles'e göre güzel, düzene ve büyüklüğe dayanır. Bundan dolayı ne çok küçük bir şey güzel olabilir ne de çok büyük. Zira küçük olanın sınırlarında kavrayış dağılırken büyük olanda da bîr kezde bütünlük sağlanamaz ve kavrayış dağılır. Bu noktada somut bir bakış açısı ortaya kovan düşünür, güzel olabilmek için nasıl ki nesnelerin ve sarlıklarm. go/ün onlun kolayca kavrayuhileceği bir büyüklükte olması gerckborsa, a>nı şekilde öykünün de anımsama gücünün kolayca saklayabileceği belli bir uzunlukta olması gerektiğini belirtir. Bu kapsamda en uygun uzunluk, bir eylemin olasılık ya da zorunluluk yasalarına göre nasıl geliştiğini, felaketten mutluluğa ya da mutluluktan felakete geçişin nasıl oluştuğunu içine aldığı olaylar silsilesi içinde gösterebilen uzunluktur.
Ozanın görevi, gerçekten olan şeyin değil, olabilir olan şeyin yani olasılık ve zorunluluk yasalarına göre olanaklı olan şeyi anlatmasıdır. Ayrıca karakterlerin kişilere uygunluğu da önemlidir. Örneğin cesaret gibi erkeğe özgü bir karakter, kadın için hiç de uygun düşmeyecektir. Çünkü kadında böyle bir karaktere alışılmamıştır. Dolayısıyla tüm felsefesinin adeta bir izdüşümü olan tragedyalar Aristoteles'e göre sanatın (yüksek: katharsis) amacına ulaşmasını sağlayan en önemli sanat eserleridir.
Gerçekten bütün Yunan sanatlarını Poeıika’da belirlenen prensipler açısından ele almak olasıdır, Aristoteles’in Poelika’da temellendirdiği mimesis teorisi Rönesans sanatçıları tarafından öylesine benimsenir ki, Floransa’daki resim atölyeleri âdeta doğa ve anatomi araştırmalarının yapıldığı laboratuarlar hâline gelir. Sadece I^anardo da Vind’nin defterlerini incelemek bile bu konuda ne kadar ileri gidildiğini anlamak için ycterlidir. I>eanardo, "Yaptığınız resmin konu olarak aldığınız objelere tam benzeyip benzemediğini anlamak istiyorsanız bir ayna alın ve objelerin onda nasıl yansıdığına bakarak gördüğünüzü yaptığınız resimle karştlaşlırın” diyordu.
Halbuki Platon yüzyıllar önce I^anardo’nuıı kullandığı kelimelerin hemen hemen aynısını kullanarak ben/etmeci sanatçılarla şöyle alay etmişti: "istersen bir ayna al eline, dön bir yana tul Itır anda yapılan gitti güneşi, dünyayı, yıldızlan, kendini, evin butun cşyaMiıı, bir ide’Ier dünyası vardır ki asıl gerçek o dünyadır, ıde'ler belli bir düzen içindedir.
taklit, realiteye inanmaktır Nesneler sanat ıs'in bir araçtır. Onun sanat anlayışında şu olgular bir aradadır, matematik, gcomciıı. akıl, katharsis ve erdem.tesettür sundu.