tesettür ve felsefe bilgiler

tesettür ve felsefe bilgiler

 Bu fikirlerin ve çözümlerin uçuk; saçma ve acayip olması özellikle tercih edilirken asıl istenen bu düşüncelerin diğer grup üyelerinin düşüncelerini ateşlemesi, değişime uğratmasıdır.
Felsefenin Konulan j 67
Beyin fırtınasına şu örnekler verilebilir; "Hayvanlara karşı duyarlılık na sil geliştirilebilir?" sorusuna getirilen yanıtlardan bazıları şunlar olmuştur:
fferkes hayvan olarak yaşasın
Ali Baha’nın çiftliği şarkısı sık sık söylensin
Hayvan mahkemeleri kurulsun
v' Bol bol hayvan filmi çevrilsin
Hayvanlara seçme ve seçilme hakkı tanınsın.
Yine, "Motorları stop etmiş ve demir atmış bir savaş gemisinin üzerine hızla yüzer bir mayın geliyor. Bu mayından kurtulmak için ne yapılabilir?" sorusuna da üretilen bazı çözümler şöyledir;
v' Bütün askerler güverteye çıksın ve eş zamanlı olarak var güçleriyle mayına doğru üflesinler.
Bütün yangın hortumları güverteye çıkarılsın ve muslukları açılarak mayına doğru basınçlı su sıkılsın.
Bu örnekler doğrultusunda "Depremlerdeki ya da sel baskınlanndaki risk nasıl azaltılabilir?" ve "elektrik çarpmalarına ne tür önlemler getirilebilir?" gibi sorulara bireyin düşünme, problem çözme ve yaratıcılık güçlerini onun zihninde yeni birlikler oluşturacak düşünme alanlarının ortaya çıkmasına yardımcı bir teknik olan beyin fırtınasıyla pratikte faydası olacak ilginç yanıtlar bulunabilir.
Bugün Avrupa'da dev şirketlerin yöneticileri, satış elemanları ve müşterileriyle büyük alanlarda bir araya gelerek bu türden uygulamalar yaparak iş vc satış verimliliğini artırmayı hedeflemekledirler.
'Çözüm bilim' demek olan sibernetik beynin görevlerini üstlenme çabasındadır. İnsanlar aslında uyanık oldukları sürece sürekli düzeyi ne olursa olsun bir takım problemlerle yüz yüze gelirler ve bunlara doğru ya da yanlış bazı çözümler üretirler ve kararlar verirler. Bu kararları alırken beş duyumuz en önemli yardımcılarımızdır. Amacımız doğrultusunda karar verip uygulamaya geçeriz ve bu uygulamanın sonuca ulaşıp ulaşmadığını beş duyumuzla kontrol ederiz, sözgelimi;tesettür arkadaşımızın evine gidip zile basıyoruz kapı açılmıyor, daha sonra birkaç kez daha basıyoruz yine açılmazsa bazı olasılıkları düşünüp mutlaka bir eyleme geçeriz (oradan hemen ayrılma ya da komşuya sorma gibi).
Herakleitos (M.Ö 540-480)
gerçekliğin bilgisine ulaşma yetiierinin bulunduğunu savunurlar, okuduğunuz bu kitap kendi başına bir nesne olarak vardır ve om algılanılmasına veya kullanılmasına bağlı değildir. Bu kitap okunm^ hile hep var olacaktır.
Varlığı “oluş” olarak kabul eden filozoflardan Herakleitos’a man; oynayan, dama taşı süren bir çocuktur; olduğu yerde kalan I yoktur. Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden hep başka başka sul Aynı ırmaklara hem giriyoruz hem girmiyoruz, hem biziz hem dej rende hiçbir nesne değişmeden aynı şekilde kalmaz;tesettür her şey bir baj yıkımı ve ölümü sayesinde varlığa gelmekte ve daha sonra yok olup tedir. Evrendeki tüm varlıklar arasında çatışma ve savaş hâli vardı meyen tek şey bu değişme halinin sonucu olan kozmik dengedir.
Birlikten çokluğa geçiş ve oluş sürecini ateşle ve akış düşüncesi) eden Herakleitos, kendisinden önceki filozofların boşu boşuna kalıcılık ve süreklilik aradıklarını, oysa evrende mutlak bir değişmen ğunu savunmuştur: Herakleitos’un sözünü ettiği değişme {
zel/düzensiz bir değişim olmayıp belirli bir yasaya (logosa) göre ( değişimdir. Logos; evrene düzen kazandıran akıl, bilgi ve sözdür.
♦>Whitehead (1861-1947)
Statik (durağan) varlık anlayışına; mekanik evren görüşüne karşı çıkan VVhitehead’e göre, evren sürekli bir oluş ve değişim halindedir. Evrende ne tözler ne de kavramlar vardır.
Evrendeki bu “oluşta” her şey birbirine bağımlıdır. Her varlık, var olmak için bir başka varlığa muhtaçtır. Doğada boşluk yoktur, her şey bir başka şeyi var eder. Doğa, gözlemlenebilir olan nesnelerin toplamından başka bir şey değildir.
Varlığı idea olarak kabul eden filozofların bazıları ise Platon, Ari.stotelcs, Fârâbî ve Hegel’dir.
Felsefenin Konulan I 71
Varlığı madde olarak kabul eden maddeci filozoflar kendi aralarında mekanik materyalistler (Demokritos, Ilobbes ve La Mcltrie) ile diyalektik materyalistler (kari Marx) olarak ikiye ayrılırlar. Varlığın, doğanın bölünmeyen, değişmeyen parçaları olan atomlar ve atomların hareketlerinden oluştuğunu ileri sürerek doğa bilimlerinin temelini atan;
❖ Demokritos (M.Ö460-370), tüm olay ve olguları mekanik nedenlerle açıklamaya çalışır. Atomlar uzayda değişik hızlarla sürekli hareket halindedirler.
Riıbirleriyle çarpışmaları ve birbirleri üzerindeki basınçları sonucunda sınırsız şekiller hâlinde birleşerek evreni ve evrendeki her şeyi oluştururlar. Sözgelimi ağır hareket eden atomlar toprağı, hareketleri hızlı olan atomlar suyu ve havayı oluşturmuşlardır. Ay, güneş ve yıldızlar ise atomların çarpışması sonucunda boşluğa fırlamış taş yığınlarıdır.
Demokritos
❖ Mettrie (1709-J 751)
Maddeden bağımsız bir ruhu düşünmenin saçma olduğunu ileri sürer, var olanın yalnızca madde olduğunu kanıtlamaya çalışır. Ona göre insan, doğaüstü bir yaradan tarafından yaratılmamıştır; en ilkel organizmalardan çıkarak evrimsel olarak en gelişmiş organizmaya dönüşmüştür. Organik yaşam mekanik bir yapıdadır, duyumlayan, düşünen ruh da maddenin bir parçasıdır, madde kaybolunca ruh da kaybolur. La Mettrie’ye göre insan, karmaşık bir makinedir.
“Varlık” problemini “zorunlu varlık” kavramı ile çözmeye çalışan Fârâbî’ye (870-950) göre, en gerçek, en yüce varlık var olmasını başka şeye borçlu olmayan, varlığını başkasından almayan Tann’dır. Onun özü ile var oluşu bir ve aynı şeydir. Bu zorunlu varlığın dışındaki varlıklarda var oluş öze sonradan eklenmiştir. Tann’dan bir “ilk aklın” çıktığını ondan da yeni bir aklın, ruhun ve göğün meydana geldiğini ve bu varlık kademelerinin birbirinden türemesinde bir zorunluluk olduğunu ileri süren Fârâbî’ye göre, varlıklar içinde l'anrı’ya en yakın olan varlık “akıl”, en uzak olan varlık “maddedir”.tesettür sundu.